Örgü modelleri, Dantel modelleri

14 Aralık 2007

Gece Avında Işığın Önemi

Gece avında ışık belki de en önemli konulardan biridir aslında..

Eğer istavrit-kolyos avlayacaksak lüks yakarız mesela, onların peşinden lüfer de gelebilir.
Karagöze niyetlendiysek denize hiç ışık tutmayız hatta rahmetli babam sigarasını bile avucunun içinde içerdi.
Eşkine ve ispari durgun havada ışığı sevmez ama hafif çalkantı varsa sabit ışık verimi artıracaktır.
Hiç levrek avlayamadığım için onun hakkında yorum yapmayacağım ama onun uyanık bir balık olduğunu biliyorum o yüzden karanlıktaki avlar daha verimli olur diye tahmin ediyorum.
Bir de ışığa gelen balıklar bile hareketli ışıklardan ürküyor o yüzden lüks yakmış olsak ya da limanın ışıkları altında olsak dahi el-kafa fenerlerimi suya tutmamaya özen gösteririm ben.

Etiketler:

Denizlerimizde avlanabilecek türler

Denizlerimizde avlanabilecek türler


Denizlerimizde gün boyunca avlanabilecek balıklar, sayı ve boy limitleri aşağıdaki çizelgede görülmektedir.

%5 küçük boylara izin verilir.
* Avlanılan miktar tek yada karışık olsun, gün boyunca toplam 5kg geçemez.

Detayları amatör balıkçılık 36/2 nolu sirkülerin, bölüm 4′de, çizelge-6′da yer alan Avlanılabilecek Deniz Balıkları bölümünden bakabilirsiniz.

Çizelgede * olarak işaretlenen balıkların sayı limiti yoktur, gün boyunca toplam 5kg geçmeyecek şekilde sınırsız miktarda avlanılabilir.

Denizde Balik nerede olur?

Denizde Balik nerede olur?


Konu cok Etrafli oldugu icin ikiye bölmek gerekecek.

1. Kiyi Avciligi

2. Tekne Avciligi

Biz burada ilk olarak Kiyi Avciligini ele alalim.

Denizde, Kiyidan Balik avlamak istedigimiz zaman, Baligin tahminen nerede
oldugunu tesbit etmemiz hic de zor degil.

Deniz dibindeki her türlü Arazi degisikligi, Baligin dikkatini ceker.

Nasil dümdüz bir Ovada bulunan bir Agac Toplulugu veya Araziden yükselen
bir Kayalik bizim dikkatimizi cekiyorsa, Denizin dibindeki her türlü degisiklik
Baliklarin dikkatini ceker.

Baliklar yayilmaya ciktiklari zaman, bu tür yerlere muhakkak ugrarlar. Veya
orada barinirlar.
Bir Misal verelim. Bir Kumsali düsünün. 2 km boyunda. Her yerde derinlik ayni.
Bu Kumsalin 2-3m derin bir yerine, Gaz Tenekesi büyüklügünde 3-4 Kaya parcasi yerlestirelim. 20-30 m² Alana.
Neticeyi cok cabuk görebilirsiniz. Bir kac gün icerisinde, orada yasayan Baliklarin cogunun bu Taslarin etrafina toplandigini tespit etmek mümkün.
Veya oradan gelip gecen Baliklarin neredeyse tümünün bu Taslara ugradigi
görülebilir.

Kisacasi Dip Baliklarinin Avinda, Suyun icinde ne kadar cok degisiklik veya
Engel olursa, Avimizda o kadar bereketli olur.

Bu tür yerleri Kiyidan bulmak veya Tespit etmek aslinda hic de zor degil.

Saadece Denize arkamizi dönüp Karaya bakmamiz yeterli!

Zira Karadaki Arazi Sekli, Denizin icindede ayni devam eder!

Rasgele

Etiketler:

Bayrak Çekme Tekniğiyle Kıyıdan Yatı Avı

Bayrak Çekme Tekniğiyle Kıyıdan Yatı Avı



*

KUMSALLARDA BALIK AVCILIĞINDA UYGULANABİLECEK FARKLI BİR YÖNTEM
Bayrak Çekme Tekniği

Eskiden (Amatör sirküler yokken ve geleneksel olarak amatör av araçlarıyla ticari balıkçılık yapılabildiği dönemlerde) daha yaygın kullandığımız, şimdilerde unutulan bir teknikten söz etmek istiyorum.

Samsun kıyılarının hemen hemen tamamı kumsaldan oluşur. Halen yaşadığım Sinop sahillerinde de kumsal kıyılar mevcuttur.
Bütün kumsal sahillerde olduÄŸu gibi bu kıyılarda kıyıya paralel olarak uzanan ve yakın olanı 20 metre, ikincisi 100 metre açıkta olan Samsun’da ada, Sinop’ta cana adı verilen sığlıklar bulunur. İlk sığlığın kıyı tarafı en fazla 1 metre derinlikte, adanın tepesi ise 20-30 cm, ikinci ada ile birincisi arasında en fazla 3 metre olabilen bir derinlik ve sonrasında 1-1.5 metrelik tepe vardır. Bu aÅŸamdan sonra kıyı yavaşça derinleÅŸir.

Rüzgar çok ise dalgalar genelde açıktaki adada patlar, sakin günlerde ise kıyıya yakın olanda köpükler gözlenir (bakınız fotoğraf).

Kıyıdan olta atmak istediğinizde en fazla birinci adanın tepesine kadar ulaşabildiğimizden balık almak zor oluyordu. Biz de başka yerde kullanılır mı bilmem, uydurduğumuz bir yöntemle oltayı uzağa taşıyorduk.
Biz buna çamaşır asma yöntemi derdik, sonralarda özellikle Yakakent (SAMSUN) sahilinde yazlıklarda aynı teknik yarım yada bir boy fanyalı ağın denize serilmesinde kullanılmaya baÅŸladı ve “bayrak çekme”, “asansör”, çamaşır asma” gibi baÅŸka baÅŸka isimler verildi. Tabiri uygun ise burada “Bayrak TekniÄŸi” olarak isimlendirelim.

Kumsal kıyılarda oltacılıkta kullanılan modern; yöntem surf casting yada Türkçe ifadeyle “kıyıdan uzaÄŸa yemli olta atma” yöntemidir.

Bu yöntemin uygulanabilmesi için olmassa olmaz ekipmanlar vardır. Başka bir başlık altında bu konuyu da yazmakta yarar var fakat kısaca bunları ;

  • kumlu diplerde attığın yerde kalabilen çapa kurÅŸun
  • uzaÄŸa atmayı saÄŸlayacak özellikte bir kamış
  • yine aynı özellikte bir makine
  • ince (0.25-0.50 mm) ama yüksek çekerli (5-10 kg) misina
  • ve uygun köstek-kanca sistemleri

olarak sıralayabiliriz.

30 yıl önce bu malzemelere sahip olmak hayalden de öte ütopya idi. Erişebildiğimiz malzemeler ise;

  • misina sarmaya yarayan doÄŸal mantarlar
  • Krokodil yada Bayer marka ÅŸeffaf yada yeÅŸil renkli misinalar
  • genelde tuÄŸla kalıplara kendi döktüğümüz yada hazır satın aldığımız mavruka kurÅŸunlar
  • Sarı fırdöndüler
  • Mustad’ın bir kaç çeÅŸit kancası

ile sınırlıydı.

İş bu haldeyken hamsi ve istavritle yemlenmiş oltaları kumsal kıyılarda uzaklara atmak oldukça zahmetli oluyor. Çoğu zaman yemler düşüyor, olta kısa mesafe alarak birinci adanın sığ tepesinde kalıyor.

Oysa oltayla avlamayı hedeflediğimiz balıkların iki ada arasındaki bölgede ve ikinci adanın tepesinden az daha açıktan itibaren yayıldıklarını gözlüyoruz. Sadece başta kefal ve lüfer olmak üzere çok dalgalı günlerde balıkların kıyı ile ilk ada arasında gezdiklerine ve dalga kırılmadan önce ilk adada ayna verdiklerine şahit olabiliriz.

Bu kumsal kıyılarda, oltanın kısa düşmesi ve ileri atmak için fazla zorladığımızda yem dökülmesi olmak üzere önemli bir sorun karşımıza çıkıyor. Öyle bir yöntem uygulanmalı ki, hem oltamız istediğimiz mesafeye gitsin, hem de yemleri dökülmesin.

Böyle sahalarda “bayrak çekme” yöntemini kullanmak iÅŸimizi hayli kolaylaÅŸtırmaktadır.

Yöntemin esası uygun zamanlarda yüzerek yada bir bot yardımıyla deniz içinde istediğimiz mesafeye bir makara sistemi yerleştirmeye dayanır.

Parke taşı büyüklüğünde bir beton blok üzerine beton sertleşmeden önce bir halka yerleştirilerek oluşturulan sistem (ayak taşı) açığa bırakılır.

Bu halkadan uygun özellikte bir naylon ip (tercihen 1.5 luk misina) geçirilerek her iki ucu kıyıya alınır.

Daha sonra olta atmak istediğimizde, ipin bir ucuna oltamızı bağlayarak diğer uçtan direğe bayrak çeker gibi oltayı denize gönderebiliyoruz.

Bu yöntemde dibe sürtünerek açığa çekilen yemlerin dökülmesi ihtimali olduğundan ya yemler sağlam seçilmeli ve takılmalı ya da oltanın açığa çekimi sırasında bir kişi tarafından oltanın kıyıdaki ucu daima yukarıda tutulmalıdır.

Bu yöntemle Karadenizde kalkan, kırlangıç, minekop, lüfer ve ender olarak kefal yakalanabilmektedir.
Olta genelde akşama doğru bırakılır ve sabah kontrol edilir. Kış günlerinde plaj boşken tüm gün denizde bırakmak, arasıra kontrol etmek de mümkündür.

Etiketler:

Balık avında gece/gündüz farkı

Güneş doğumlar ve batımları deniz balıkların yemlendiği(saldırgan olduğu) ve çoğu türünde sığlıklara yanaştığı zamanlardır. Kimileri güneş batımından sonra daha çok av verir (lüfer, iskorpit, eşkina) kimiyse güneşin doğumundan batımına kadar (izmarit Vb.)

olta avcılığı yapan balıkçı tekneleri sabah gündoğumundan önce ve akşam saatlerinde denize çıkarlar. (türe ve av tekniğine göre istisnalar vardır)

Bana sorarsanız bu işin kesin kuralları yok. Sabah ve akşam av vermeyen denizin öğlen saatlerinde cömert davrandığını bilirim.

HerÅŸeyden önce nasip kısmet derim…

Etiketler: ,

Kiyi Balikçiliğinda Güvenlik

Kiyi Balikçiliğinda Güvenlik


Kıyı balıkçılığı zararsız ve tehlikesiz bir spor gibi görünse de, bu gerçeği yansıtmamakta ve bu uğraşa gönül verenlerin karşısında çoğu kez görünmez tehlikeler bulunmaktadır. Güvenli ve sağlıklı bir spor uygulanması için, kıyıdaki balık avı meraklılarının bazı kurallara dikkat etmeleri gerekmektedir.

Açık havanın genellikle soğuk aylarda, alışık olmayan bünyelerde olumsuz etkiler yaptığı, Soğuk algınlıklarının ağır hastalıklara yol açabildiği asla hatırdan çıkarılmamalı, her türlü atmosfer koşullarına karşı uygun giysilerle vucut korunmalıdır. Kıyı balıkçılığı yapanların da, soğuk ve yağışlı havalarda kullanmak üzere, su ve rüzgar geçirmeyen bir anorak, yada muşamba takım ve bir çift lastik çizme edinmeleri gerekmektedir. Sıcak havalarda bile, güneşe karşı başı koruyacak bir şapka, denizden gelen meltemin sürekli etkisini önleyecek bir avcı yeleği giymek yerinde olur. Kış aylarında, ısıtıcı bir önlem olarak bir termosta çay, ya da kahve bulundurmak, hem sinir sistemini takviye ettiği, hemde soğua karşı koruyuculuğu dolayısıyla önemlidir.

Dikkat edilecek ikinci bir husus da, genellikle yağışlı havalarda, bazen de denizin nemli esintisiyle olta atılabilecek, rıhtım, köprü, duba ya da demirli tekne güvertelerinin kaygan oluşudur. Bu nedenle, giyilecek ayakkabıların en az kayacak tabanlara sahip olmasına özen gösterilmelidir. Özellikle, kaya üzerleri sürekli ıslak ve kaygan yosunlarla kaplı olduğu için, bu yerlerde yapılacak avcılıkta, heyecan ve telaşın etkisiyle düşmek işten bile değildir. Bu düşmeler, insan çoğu kez kendini toparlayamadığından kırıklara, bazen de baş çarpması ve iç kanama nedeniyle ölümlere bile yol açmaktadır.

Sağlık ve esenlik bakımından üzerinde önemle durulacak bir husus da, balık avlama uğruna ıssız yerlere yalnız başına gitmenin hiç de güvenli bir davranış olmadığıdır. Bir çok görünmez kazaya , özellikle de hassas bünyesi olanların ani bir rahatsızlığa karşı bir davranış olmadığıdır. Bir çok görünmez kazaya, özellikle de hassas bir bünyesi olanların ani bir rahatsızlığa karşı bu kurala kesinlikle uymaları gereklidir. Avı ne kadar bol olursa olsun, böyle ıssız yerlere bir veya birkaç arkadaşla birlikte gitmek hem hoşça vakit geçirmek, hem de güvende olmak bakımından önemlidir.
Kullandığınız olta takımları da, görünüşte zararsız olsalar bile, bazen size beklenmedik yaralar açabilirler. Örneğin, damaklı bir olta iğnesi parmağınıza veya einize saplanabilir. Bu durumda onu çekip çıkarmak çok acı verici olduğu kadar, çok da zordur. İğne derine sağlanmamışsa, palasını penseyle kesmek ve yoluna iterek derinin öteki yönünden çıkarmak yerinde bir hareket olur. Bundan başka, irice bir balığı çekerken olta ipinin kayarak, elinizi keskin bir bıçak gibi kesmesidir. Bazı defa derin kesiklere neden olan bu olgu karşısında, olta kutusunda bulunduracağınız ilk yardım gereçlerinin ne kadar yararlı olduğunu göreceksiniz. En küçük bir kesiğin bile bir antiseptikle temizlenip sarılmadığı takdirde büyük enfeksiyonlara yol açması her zaman olasıdır.
Zehirli balıkların kılçık, yada dikenlerinin batmasına karşı da tedbirli olmalısınız. Bu konuda ustalaşıncaya kadar, tanımadığınız ya da zehirli olduÄŸunu bildiÄŸiniz balıkları iÄŸneden çıkarmaya çalışmak yerine o bedeni , ya da kösteÄŸi gözden çıkararak kesmelisiniz. Özellikle Rina’nın kuyruÄŸundaki bir çift diken testere gibi çapraz diÅŸli olduÄŸundan, batarken kolayca saplanır, ama çıkarması o nispette zordur; çok zehirli olması dolayısıyla vakit geçirmeden bir doktora gidilmesi yerinde olur. Bu imkan yoksa, iÄŸneyi çıkardıktan sonra, yarayı sıkarak bolca kanatmalı, oksijenli suyla iyice temizlemeli ve sulu amanyokla yıkamalısınız. Trakonya, yada Varsam ın dikeni battığında da aynı iÅŸlem uygulanır. Yaranın üzerine iÅŸemekte, ilaç yokluÄŸunda yararlı bir yöntemdir. Bu balıkların zehiri de nöbet ve ateÅŸ yaptığından doktor kontrolünde, kalbi kuvvetlendirici ve aÄŸrı kesici ilaç almak yerinde olur. DiÄŸer balık dikenlerinin batmasında da, zehirli olmasa bile dikenin battığı yerde kalmamasına ve yarayı temizlemeye özen gösteriniz.; böylece mikrop kapmaya ve iltihaplanmaya karşı kesin bir önlem almış olursunuz.

Engin SUNAR üstadımızdan alıntıdır.

Son günlerde ülkemizde de görülmekte olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi mikrobunu taşıyan keneler içinde muhakkak önlem alınmalıdır. Kenelere karşı çadır kuruyorsanız çadırınızın etrafına ve avlak bölgesi çevresine kene kovucu ilaçlar sıkabilirsiniz. Ayrıca avlanırken pantolununuzun paçalarını çoraplarınızın içine sokmanız kesinlikle gereklidir. Bu konu ile ilgili diğer bir husussa avlak bölgenizden ayrılırken üzerinizi ve eşyalarınızı kontrol etmenizdir.

Kazasız ve güvenli bereketli avlar dileklerimle rast gelsin……

PANO

PANO

Kendi ellerinizle topladığınız deniz kabuklarından çok şık bir pano yapmaya ne dersiniz?

Yaz bitmeden kumsallara koÅŸun… Her yaz kumsallardan bir sürü deniz kabuÄŸu toplarız ya hani, iÅŸte size bunları deÄŸerlendirmek için güzel bir yöntem.

Ahşap objemizi güzelce boyadıktan sonra iyice kurumasını bekliyoruz.
Daha sonra bir parça ahşap tutkalını objemizin yaklaşık yarısına yakın bir kısmına sürüp güzelce yayıyoruz ve tutkallı kısımın üstüne kumumuzu döküyoruz.

Merak etmeyin kumu tatilden getirmenize gerek yok herhangi bir evcil hayvan malzemesi satan dükkandan kuş kumu satın alabilirsiniz.

Kumlarımız da iyice kuruduktan sonra süslemesi size kalmış.

Deniz kabuklarını küçük denizyıldızlarını dilediğiniz gibi yapıştırabilirsiniz.

Biraz kuru yosun ve birkaç fırça darbesiyle objemizi tamamlayabiliriz.

Unutmamanızı rica edeceğimiz küçük ama önemli bir ayrıntı, bu tür yükseltili objelerinizde mutlaka sprey vernik kullanın.

Etiketler: , ,

İPUÇLARI

İPUÇLARI

  • Transfer yaparken transfer tutkalını hem obje üstüne hem de transferi yapacağınız fotokopi üstüne sürün ve hiç hava kabarcığı kalmadığından emin olun. Transferinizi açmak için en az 2gün bekleyin.
  • Çatlatma yaparken, kesinlikle ıslak fırça kullanmayın.
  • Patine yaparken, fırçayı astar yönünde sürün ve fırçayı sürmeye köşelerden baÅŸlayın.
  • Sprey vernik kullanırken çok çalkalayın ve 30 cm. uzaktan sıkın.
  • Yükseltili objelerde sprey vernik kullanın.
  • Stencil yaparken gerekirse stencilin hareket etmemesi için kenarlarından bir bant ile tutturabilirsiniz. Mutlaka kuru bir tampon fırça kullanın ve boyanızı sakın sulandırmayın.
  • Ayakkabı ile boyanan objelerin verniklenmeden önce üzerine su deÄŸmemesine dikkat edin.
  • Wood Grainer tekniÄŸi uygularken, ahÅŸaba uygun renkler seçilirse görünüm daha güzel olur.

Etiketler: ,

GOMALAK

GOMALAK

-Masif obje
-Zımpara
-Gomalak
-Fırça

Gomalak tekniği sadece masif objelere uygulandığı için objenizi çok iyi zımparalayın.

Objenize fırça yardımıyla gomalak sürün. İlk kat sürüldüğünde oluşacak renk çok açık bir renk olacaktır. objenizi kurumaya bırakın.

Objeniz kuruduktan sonra tekrar zımparalayın ve ikinci katı sürün. Objenizin rengi daha koyulaşacaktır.

Bu kuruma ve zımparalama işlemini dilediğiniz kadar tekrar edebilirsiniz. Kuruma süresi yaklaşık 15 dakikadır.

Objeniz, dilediğiniz renge ulaştığında kullanıma hazırdır. Vernik sürmeye gerek yok.

Etiketler: ,

PATİNE

PATİNE

-Obje
-Akrilik boya
-Patina cilası
-Su zımparası
-Fırça (Değişik kalınlıkta fırçalar)
-Penye bez
-Vernik

Zemin beyaz ya da açık renklerde akrilik boya ile boyanır, kurutulur. Metalik renklerle de Patina çalışabilirsiniz.

Patina işlemi bir bezle veya fırça ile yapılabilir. Kuru bir bezin (penye kumaşı) üzerine biraz Patina cilası alınır, üzerine çok az kullanılan boya alınıp yüzeye sürülür. Aynı işlem paletin içinde Patina cilası ile yağlı boyanın karıştırılıp fırça ile sürülmesiyle de yapılabilir. Yüzey kullanılan boyanın renginde bir cila tabakası ile kaplanmış olacaktır. Daha sonra kuru bir bezle ışıklı gözükmesini istediğiniz yerlerden Patinayı siliyoruz. Böylece eskitme işlemi yapılmış olur.

Patina cilası koruyucu bir tabaka oluşturduğu için verniklemek gerekmez. İstenirse Mat Sprey Cila ile verniklenebilir.

Etiketler: , ,

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »